İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarların yüzde 41’i asılsız

İçişleri Bakanlığı, Türkiye’de farklı acil yardım çağrıları için kullanılan 110 itfaiye, 156 jandarma, 155 polis, 112 sağlık, 177 orman, 178 sahil güvenlik, 122 AFAD numaralarını “112 Acil Çağrı Merkezi” altında topladı.

Çalışmayla tüm ekiplerin en kısa sürede olay yerine ulaşması amaçlandı.

İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Dr. Murat Ummak, kurumun çalışmaları hakkında açıklama yapıp, kentin yıl boyunca aldığı çağrı rakamlarını paylaştı.

İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bu yıl 5 milyon 640 bin ihbar geldiğini belirten Dr. Ummak, “Bunun 2 milyon 30 bini asıllı çağrıydı. 2 milyon 300 bin ise asılsız çağrımız var. Ayrıca 1 milyonun üstünde ise, bize gelen çağrıya ‘Alo 112’ diyen personelimize cevap verilmeden kapatılan asılsız çağrılar bulunuyor. Yüzde 36 asıllı, yüzde 41 asılsız ve anonsta kapanan yüzde 23 oranında çağrı var.” ifadelerini kullandı.

“ASILSIZ ÇAĞRI ORANI DÜŞÜYOR”

Gün geçtikçe asılsız çağrı oranlarının düştüğünü vurgulayan Dr. Ummak, “İzmirliler bu konuda farkındalığı yüksek insanlar. Ayrıca biz farkındalığı arttırmak için okullarla iş birliği içinde çalışmalar yapıyoruz. Vatandaşımız daha da bilinçleniyor. Niçin araması gerektiğini öğreniyorlar. 2019 yılında yüzde 75 olan çağrı oranı bugün yüzde 64 civarında seyrediyor. İzmir nüfusuna göre yüzde 10’luk düşüş, asılsız çağrıdaki ciddi düşüşü ortaya koyuyor. Bu konuda duyarlı vatandaşlara teşekkür ediyorum. Ayrıca olaylara müdahale hızımız yaklaşık 96 saniye. 96 saniyede vatandaşımızın acil durumunu ekibimizi müdahale amaçlı yola çıkartıyoruz. Bu çok iyi bir rakam.” diye konuştu.

“ÇAĞRI VE KONUM BİLGİSİ DÜŞÜYOR”

112 çağrı merkezlerinin projelerinden bahseden Dr. Ummak, “İlk olarak ‘Engelsiz 112’ projemiz var. Vatandaşlarımız akıllı telefonlarına, ilgili uygulamayı indirip, kaydoluyorlar. Sonra acil durumda tek tuşla, 112 Çağrı Merkezi’ne ulaşabiliyorlar. Onların konumlarını görebiliyoruz. İlgili ekipleri yönlendirip, müdahale edebiliyoruz. Ayrıca araç içi acil çağrı ‘e-call’ sistemi var. Örneğin dağda mahsur kalma durumlarında araçtaki ‘e-call’ duşuna basınca, 112’ye mesaj geliyor. Yine konumlar belirlenip, hızlı müdahale sağlanıyor. Bu yeni sistemler oldukça yarar sağladı. Örneğin otoyolda bir kaza olduğunda, kazayı gören vatandaşlar dışında araçtan direkt olarak çağrı ve konum bilgisi düşüyor. Böylelikle vakaya daha hızlı müdahalemize fayda sağlıyor. Bunun yanında AFAD’ın acil durum uygulaması, bize entegre. Tek tuşla afetzedenin yine yeri belirlenip müdahale ediliyor. Son olarak İngilizce, Almanca, Rusça ve Arapça olarak 7 gün 24 saat hizmette veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara çağrıda da bulunan Dr. Ummak, “112 Çağrı Merkezi’nin meşgul edildiği her dakika, durumu acil olan vatandaşlarımızın hayatından çalınan zamandır.” dedi.

“EN ÇOK PİN VE PUK KODUNU SORUYORLAR”

İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi personeli Duygu Aşıkkaya ise “112 Çağrı Merkezi faaliyete geçtiğinden beri burada görevliyim. Genelde telefonlarının PİN veya PUK kodunu sormak için arıyorlar. Bunu bilebilmemiz mümkün değil. Telefonları çekmeyen insanların aklına ilk olarak 112 Çağrı Merkezi geliyor. Hayvanları için ambulans isteyenler de arıyor. Belediyelerin bu konuda veterinerlik hizmeti var. Yönlendiriyoruz. Çocuklar ankesörlü telefonlardan dalga geçmek için arıyor. İtfaiye ve ambulans istediklerini söyleyip, kapatıyorlar. Yemek siparişi vermek isteyenler oluyor. Böyle enteresan çağrılar geliyor. Lütfen gereksiz aramayalım. 112 bizim hayata tutunan elimiz. Ne kadar az gereksiz arama, o kadar iyi.” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir