Suudi Arabistan, Vizyon 2030 ekonomik dönüşüm planı kapsamında gerçekleştirilen NEOM projesiyle dikkat çekici bir mühendislik harikasına imza atıyor. Akabe Körfezi’nden 50 kilometre uzaklıkta yer alan Cebel el-Lavz dağlarında inşa edilen Trojena projesi, kurak ve çorak zirveleri lüks bir dağ turizm merkezi haline getiriyor. Proje, tamamen yapay yöntemlerle oluşturulacak dev bir tatlı su gölü ile birlikte su sporlarının ve modern yaşamın merkezi olmayı hedefliyor.
Trojena’nın merkezi, dağların yüksek kesimlerinde su tutacak üç dev barajdan oluşacak. Studio Pietrangeli tarafından hazırlanan mühendislik tasarımları, bu su altyapısının büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Doğal bir havzası bulunmayan bu yüksek zirvelerde, 1,55 kilometrekarelik gölü desteklemek için üç dev baraj inşa ediliyor:
1. **Ana Silindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB) Barajı**: 145 metre yüksekliğinde ve 475 metre uzunluğunda olan bu yapı, 2,7 milyon metreküp beton hacmiyle dikkat çekiyor.
2. **Kaya Dolgu Barajı**: 84 metre yüksekliğinde ve 490 metre uzunluğunda olan bu baraj, 4 milyon metreküp kaya dolgu malzemesi barındırıyor.
3. **Büyülü Orman Barajı**: Projenin alt kanadında yer alan bu yapı, 38 metre yüksekliğinde ve 700 metre uzunluğunda.
Bu barajların yanı sıra, göl sularını yönetmek amacıyla 50 metrelik bir tepe savak ve Büyülü Orman’dan Göl Köyü’ne uzanan 225 metrelik bir tünel bağlantısı inşa edilecek. Gölde, botanik yürüyüşlerin yapılabileceği yapay bir ada da inşa edilecek.
Mühendislik alanında önde gelen Webuild, Trojena dağlarındaki bu yapay denizi oluşturmak için NEOM ile 4,7 milyar dolarlık bir sözleşme imzaladı ve şantiyede 10.000’den fazla işçi çalışıyor. Şu ana kadar dağlardan 3 milyon metreküpten fazla kaya kazıldı. Yenilikçi bir yaklaşım benimseyen proje, kazılan bu kayaların atılmayıp barajların gövde dolgusunda ve göl tabanı kaplamasında yeniden kullanılmasıyla çevre dostu bir inşaat süreci yürütüyor.
Projenin en heyecan verici mimari unsurlarından biri, ana barajın ön yüzünde, vadi üzerinde asılı duracak olan “The Bow” yapısı. Devasa bir transatlantik gemisinin pruvası şeklinde tasarlanan bu yapı, göl manzarasını yukarıdan izleyen lüks bir otel, modern yerleşim alanları ve çeşitli sosyal olanaklarla donatılacak.
Cebel el-Lavz bölgesinin yüksek rakımı (2.600 metre) sayesinde kış aylarında sıcaklık sıfırın altına düşmekte ve doğal kar yağışları yaşanmaktadır. Bu özellik, bölgeyi 30 kilometreden fazla kayak pisti ile Körfez’in ilk açık hava kayak köyü haline getirecek. Dünya çapında tanınan LAVA mimarlık ofisi tarafından oluşturulan ana plan tamamlandığında, yapay gölün etrafında lüks oteller, sağlık merkezleri, dağ amfi tiyatroları, şık butikler ve bir golf sahası yer alacak.
Su üzerinde kano, kürek sörfü ve su bisikleti gibi aktivitelerin yanı sıra, birkaç metre yukarıda kayak keyfi de sunulacak. Projenin iddialı hedefleri arasında, inşaatı tamamlanmadan 2029 Asya Kış Oyunları’na ev sahipliği yapma planı da bulunuyor. Bu çılgın inşaat, çölün ortasında fütüristik bir vaha yaratacak ve geleceği şekillendirmeye devam edecek.